6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu indirmek için buraya tıklayabilir, PDF formatında görüntüleyebilirsiniz.

Nafaka Davaları ve Nafaka Çeşitleri

Nafaka davasından bahsetmek için öncelikle nafaka çeşitlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu sayede hangi taleplerde bulunulacağı net olarak tespit edilebilecektir. Tedbir, iştirak, yoksulluk ve yardım nafakaları olmak üzere dört başlıkta incelenebilir nafakalar. Bu nafakaların talep edilme şartları da değişmektedir.

Nafaka alacakları öncelikli alacaklardır. Burada nafaka yükümlüsü ne kadar borçlanmış olursa olsun, öncelikle nafaka borcunu ödemekle yükümlüdür.

Nafaka alacaklarında zamanaşımı süresi 10 yıldır. Alacak kesinleştikten sonra bu süre işlemeye başlar.

Nafaka talepleri ile ilgili olarak danışmak ve ayrıntılı bilgi almak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Maddi ve manevi tazminat davası açmanın çeşitli dayanakları vardır. Bunlar ceza hukukundan, aile hukukundan veya iş hukukundan doğabilir. Tüm bu çeşitlemeler ışığında değişen hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri de vardır. Tüm bu sebeplerle her birinin tek tek incelenmesi gerekir.

Öte yandan tüm bu davaların görevli ve yetkili mahkemeleri de yine tazminat konusuna göre değişkenlik göstermektedir. Burada da görevli ve yetkili mahkemenin tespiti önemlidir. Hatalı tespit halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler uyarınca da hak kaybına uğranabilir.

Her halükarda ülkemizde maddi tazminat talep edilebilmesi için zarar doğmuş olma şartı aranmaktadır. Doğmuş olan zarardan fazla tazminata hükmedilemez.

Manevi tazminat açısından ise talepte bulunabilmek için somut olayın irdelenmesi ve uygun tazminatın belirlenmesi gerekmektedir.

Maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin danışmak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun

6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunu indirmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Her ne kadar kanunun lafzından anlaşılan ailenin ve kadının korunması olsa da, burada getirilmesi gereken bir eleştiri bulunmaktadır. Kanunun isminden de anlaşıldığı üzere kanunun amacı ailenin ve kadının korunmasıdır. Burada kadının korunması noktasında bir ihtilaf bulunmasa da, ailenin korunması noktasında uygulamada sıkıntılar mevcuttur. Örneğin, komşusunun haksız şekilde tacizine maruz kalan mağdur, ailenin korunması kapsamında derhal ilgili koruma tedbirlerinin alınarak tacizin durdurulmasını aile mahkemelerinden talep edememektedir. Geçenlerde böyle bir talepte bulunmuş olsam da, durumun 6284 Sayılı Kanun kapsamında olmadığından cihetle talebin reddine karar verildi. Bence bu haksız bir karardı. Kanun metninden de anlaşılacağı üzere aile içi şiddetten bahsedilmemesine rağmen ve tedbir talep ettiğim olayda da şiddet olmasına rağmen, yerel mahkeme böyle bir karar alabildi. Oysa ki ilgili kanunun 5. Maddesinin C fıkrasını talep etmiştik. Somut olayda komşunun tacizinden de bütün aile etkilenmekteydi. Yine de talebimiz reddedildi. Şu halde hızlı bir tedbir kararı aldırmaya yönelik yapılabilecek işlem de kalmadı. Dolayısı ile sadece şikayette bulunabildik. O da uzlaştırmacı kapsamında ele alınarak, gün tayinine karar verildi. Tabii ki bu sırada tacizler devam etmekte.

Tüm bu sebeplerle aile mahkemeleri yukarıdaki talep doğrultusunda tedbir kararına hükmedebilmeli diye düşünüyorum.