6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu indirmek için buraya tıklayabilir, PDF formatında görüntüleyebilirsiniz.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Maddi ve manevi tazminat davası açmanın çeşitli dayanakları vardır. Bunlar ceza hukukundan, aile hukukundan veya iş hukukundan doğabilir. Tüm bu çeşitlemeler ışığında değişen hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri de vardır. Tüm bu sebeplerle her birinin tek tek incelenmesi gerekir.

Öte yandan tüm bu davaların görevli ve yetkili mahkemeleri de yine tazminat konusuna göre değişkenlik göstermektedir. Burada da görevli ve yetkili mahkemenin tespiti önemlidir. Hatalı tespit halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler uyarınca da hak kaybına uğranabilir.

Her halükarda ülkemizde maddi tazminat talep edilebilmesi için zarar doğmuş olma şartı aranmaktadır. Doğmuş olan zarardan fazla tazminata hükmedilemez.

Manevi tazminat açısından ise talepte bulunabilmek için somut olayın irdelenmesi ve uygun tazminatın belirlenmesi gerekmektedir.

Maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin danışmak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

Hayat Sigortalarından Doğan Tazminat Davaları

Sigorta hukukunun can sigortaları kısmında, Türk Ticaret Kanununun 1487. Maddesi ile devam maddelerinde düzenlenmiştir.

Burada genellikle karşılaşılan vakıa, kişinin çektiği banka kredisinden ötürü sigortalandırılması sonucu vefat halinde oluşan tazminat alacağı hakkıdır. Sigorta şirketlerinin bu hallerde ilgili hastalığın bildirilmemesi ve vefat ile hastalık arasında illiyet bağı bulunmasından cihetle tazminat ödemekten kaçındığı gözlemlenmektedir. Şu halde müteveffanın mirasçıları konuyu yargıya intikal ettirmekte ve hak arama telaşına düşmektedir.

Burada öncelikle görevli mahkeme artık kesinleşmiş olmak üzere tüketici mahkemeleridir. Asliye ticaret mahkemeleri ile olan uzun tartışma sonucu nihai halini almıştır bu durum. Bir diğer mevzu ise zamanaşımı süresidir. Her ne kadar başkaca bilgiler verilmekte ise de, zamanaşımı süresi tazminat davaları için 10 yıldır. Burada da ihtilaf bulunmamaktadır. 10 yıllık süre sigorta konusu olayın gerçekleşmesinden itibaren başlar.

Bu davalar genelde illiyet bağı için bilirkişi raporu alınarak ya da Adli Tıp Kurumunun vereceği rapor sonucunda belirlenir. Ekseriyetle davacı lehine rapor çıkar. Kazanılması yüksek ihtimaldir. Tabii kanunda aranan şartlar olduğu müddetçe bu böyledir.

Konu ile ilgili olarak danışma kapsamında bilgi almak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.