6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu indirmek için buraya tıklayabilir, PDF formatında görüntüleyebilirsiniz.

Maddi ve Manevi Tazminat Davası

Maddi ve manevi tazminat davası açmanın çeşitli dayanakları vardır. Bunlar ceza hukukundan, aile hukukundan veya iş hukukundan doğabilir. Tüm bu çeşitlemeler ışığında değişen hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri de vardır. Tüm bu sebeplerle her birinin tek tek incelenmesi gerekir.

Öte yandan tüm bu davaların görevli ve yetkili mahkemeleri de yine tazminat konusuna göre değişkenlik göstermektedir. Burada da görevli ve yetkili mahkemenin tespiti önemlidir. Hatalı tespit halinde zamanaşımı ve hak düşürücü süreler uyarınca da hak kaybına uğranabilir.

Her halükarda ülkemizde maddi tazminat talep edilebilmesi için zarar doğmuş olma şartı aranmaktadır. Doğmuş olan zarardan fazla tazminata hükmedilemez.

Manevi tazminat açısından ise talepte bulunabilmek için somut olayın irdelenmesi ve uygun tazminatın belirlenmesi gerekmektedir.

Maddi ve manevi tazminat davasına ilişkin danışmak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

İlamlı İcra Takibi

Burada mahkeme ya da resmi bir kurumu bir ilamının icrası gündeme gelmektedir. Alınan ilamın icrası için icra dairesine ilamlı icra takip talebi içeren dilekçe verilecektir. Akabinde borçluya icra emri gidecekse de borçlunun sınırlı şekilde itiraz hakkı olacaktır. Bu itiraz hakkı kullanılmadığında haciz kısmına geçilecek ve bir önceki ilamsız icra takibine ilişkin prosedür devam ettirilecektir.

İlamlı icra takibinde özellik arz eden bir durum da çocuğun tesliminin de ilamlı icra konusu olabilecek olmasıdır. Buradaki uygulama ve ilamlı icra takibine yönelik ayrıntılı bilgi için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

Kira Bedelinin Ödenmemesi Sebebiyle Tahliye Davası

Kira bedelinin ödenmemesi sebebiyle tahliye kurumu Türk hukukunda hem Türk Borçlar Kanununda hem de İcra – İflas Kanununda düzenlenmiştir. Her iki düzenlemeye göre de tahliye talebi istenebilir ancak usulleri farklıdır. Buradaki farklılık da usulden ortaya çıkmaktadır. İzlenecek yol açısından oluşan farklılıktan ötürü avukat desteği alınmasında yüksek fayda vardır.

İcra Hukukuna bağlı olarak tahliye talep edilebilmesi için öncelikle bir ödenmemiş kira bedeli şartı aranmaktadır. Bu kira bedeline istinaden icra takibi yapılmalıdır. Eğer yapılan takibe itiraz edilmez ve takip gününden itibaren 30 gün içerisinde ödeme yapılmazsa, icra mahkemelerinden tahliye talep edilebilecektir.

Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde tahliye talebi ise biraz daha zordur. Burada üst üste ödenmemiş iki kira bedeli şartı aranmaktadır. Yapılacak ihtarın ardından ödeme gerçekleşmezse, sulh hukuk mahkemelerinde taşınmazın tahliyesi talep edilebilecektir.

İzlenecek yol, zaman ve hak kaybı açısından fark yaratacak olduğundan;
hukuki desteğin alınmasında yüksek fayda vardır. Hukuki destek almak ve soru sormak için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.

İlamsız (Genel Haciz Yoluyla) İcra Takibi

İlamsız icra takibine elde bir mahkeme ya da resmi kurum ilamı veya kıymetli evrak ya da rehin gibi özel hallerin olmaması durumunda başvurulur. Genel haciz yoluyla takip denmektedir. Burada alacaklı, alacak sebebini de belirtir şekilde ilamsız icra takibini icra dairesinde başlatır. İcra takibi ile borçluya ödeme emri gönderilir. Burada özellikle tebliğe dair teferruat mühimdir.

İcra takibine itiraz olmadığı takdirde icra takibi kesinleşir. Artık burada haciz işlemine geçilir. Haczedilen malların satışı gerçekleştirildikten sonra alacak miktarı para olarak elde edilir.

Kısaca anlatıldığı şekliyle bu şekilde ilerleyen ilamsız icra takibi hakkında ayrıntılı bilgi için iletişim kısmından irtibata geçebilirsiniz.